25 Ekim 2012 Perşembe

İYİ BAYRAMLAR

   
 Zaman hızla akıp giderken kızımla geçirdiğimiz 4. bayram olucak bu bayram. İlk iki bayramda henüz doğmamıştı bal kızım ve içimde büyümekdeydi.Şimdi ise neredeyse el öpüp şeker toplayacak :)))
     Herkese sevdikleriyle beraber sağlıklı, mutlu, huzurlu  bayramlar...

21 Ekim 2012 Pazar

GEÇ KALDIM AMA UCUNDAN YAKALADIM...♥ 5 AYLIĞIM ♥

    
 Bu ayki kızımın gelişim yazısını her zaman ki gibi geç kalarak yazıyorum. Ya zaman çok hızlı ben yetişemiyorum yada ben çok yavaşım vaktinde yazamıyorum. Bu ayki kontrolümüz için daima gittiğimiz doktorumuza gitmedik. Evimize uzak olduğu için daha yakın bir hastaneye gitmeye karar verdim ayrıca farklı bir doktorunda kontrol etmesini istiyordum. Kilomuz 6780 gr boyumuz 63 cm ve baş çevremizde 42,6 cm olmuş. Bu ay sadece 500 gr almışız ve boyumuz hiç uzamamış.Yeni doktorumuz bu 5 aylık süreçte kilo alımımızı yeterli bulmadı ve idrar kültürü ve tahlili istedi önlem olsun diye. İlk defa idrar tahlili vericeğimiz için tecrübesiz anne olan bendeniz hemşireninde yardımıyla poşeti takarak  beklemeye başladık. Normalde uyumayan kızım bu süre zarfında uyumak için benimle resmen savaştı ve bense bu arada emsin, mama yesin ki biran önce tahlili verelim derdinde İpek hanımı uytmamak için savaştım. Sonuç olarak savaşı ben kazandım ve yarım saatin sonunda ilk seferde tahlili vermeyi başardık. Sonucumuz temiz çıktı Allah tanda başka bir stresten kurtulmuş olduk. Ek gıdaya geçmeye günde bir kerede mama vermeye karar verdik doktorumuzla. Günde bir öğün yoğurt bir öğünde meyve püresi şeklinde başladım.Şu ana kadar pek sorun yaşamadım. Keyfimiz yoksa ağzımızı açmıyoruz ve puflayarak yiyecekleri püskürtüyoruz. Şimdilik püskürtmesi çok hoşuma gidiyor. Çok sevimli oluyor ama etraf ve üstümüz battığı için ve alışmasından da korkmuyor değilim. Ayrıca biz yemek yerken kızımda mama sandalyesinde bize eşlik ediyor. Kısa süre sonra sıkılıp ağlamaya başlasada... Bu ayki aşımız ateş yaptı kızımda. Gece ateşimiz 38.3 e kadar çıktı. İyi ki annemlerde kalmışız kızımla. Annemin tecrübesiyle ateşimiz kısa sürede düştü ve tekrar uykuya daldı prensesim.Ayrıca ilk dafa bilinçli bir şekilde ellerini kullanmaya başladı. Ateşli geçirdiği gecenin sabahında annanesinin süslü taşlı avizelerine uzanarak onları tutmak istedi İpek kızım benim. 
     Bu ay işe gitmem gerekti ve ilk ayrılıklarımız başladı malesef :(( Allah tan kısa süreliğine işe gitmem gerekiyor. 1 Kasım tarihinden itibaren ücretsiz izne ayrılıyorum.Kızımın en güzel ve en özel anlarını kaçırmaya gönlüm razı gelmedi ve eşimle böyle bir kakar aldık.İşe gittiğim zamanlarda da annem geldi İpek 'e bakmak için. İyi ki annem varda gözüm arkada kalmadı. Kızımı evde bırakıp işe gitmek çok zor oldu. Kızım içinde aynı şekilde zordu sanırım. Sürekli el ele baş başa olduğumuz için yokluğumu fazlasıyla hissetti benim bal kızım. İşten döndüğümde ki sevincini görmeniz lazım nasıl mutlu, heyecanlı resmen gözlerinin içi parlıyordu. Ellerimi yıkayıp alana kadar bile sabretmedi hemen kucağıma gelmek için çırpındı. Bu arada hani derler ya kızlar babalarına daha düşkündürler diye sanırım gerçek. Kızım şimdiden babasına ayrı sevgi gösterilerinde bulunuyor. Gülücükler çığlıklar nazlar havada uçuşuyor :))) Uyku faslımıza gelince ayakta sallamaya devam.Ellerini tutmazsam eger memesiyle oynamaktan uykuya dalamıyor. Favori ninlimize gelince buyurun sizde dinleyin...
     Şimdilik hoşçakalın... Sevgiler

13 Ekim 2012 Cumartesi

BU ARALAR


     Bu aralar karmakarışığım günler hızla geçiyor ve ben hızına yetişemiyorum. Aslında herşey aynı rutininde devam ediyor uyu, uyan İpek le ilgilen evi topla, yemek yap...Ama bu tek düzelikte bile zaman çok hızlı. Bu günlerde kısa bir süreliğinede olsa işe geri döndüm. Tüm izinlerim ve raporlarım bitince ücretsiz izin dilekçesi vermek için kısa bir süreliğine çalışmam gerekti. Bu süre zarfında bile kızımı bırakmak çok zor geldi.Allah tan annem baktıda gözüm hiç arkada kalmadı. Çalışan anne olmak gerçekten zor. En güzel anlarını kaçırmak, mis kokusunu özlemek... Bedenen işte olsam bile aklım hep kızımdaydı.Neyse işe geri dönmem için tekrardan önümde koca bir sene var. Tabi hızla geçip gitmezse...
     Birkaç gündür çok fena gribim yatak döşek durumları. İpek'le buluşmalarımız sadece emzirmek için onun dışında ya babasında yada annanesinde. Bense ayrı odalarda aman kızıma geçmesin o hasta olmasın derdindeyim.Yüzümde maske ile dolaşıyorum  ve öpüp koklayamıyorum. Resmen profilo reklamındaki anne gibiyim kendimden koruyorum kızımı. Bu koruma faslındada evde bir dağınıklık ya ben oturma odasında yatıyorum kızımla babası yatak odasında yada babamız oturma odasında kızım kendi odasında bende yatak odasında...Köşe kapmaca oynuyoruz resmen. Bu arada kızım ilk defa kendi odasında uyudu. Umarım bir daha grip olmamda kızıma hasret kalmam :))
     Sevgiler...
    
    

11 Eylül 2012 Salı

4 AYLIĞIM

     Bu ayki  gelişim hikayemi ben anlatmak istedim ve annemin bloguna el koydum :)) Öncelikle bu ayın 3 haftasını tatilde geçirdiğimiz için yeni yerler yeni yüzler keşfettim.  Tam tamına 8 saat süren ilk uzun yolculuğumu yaptım.Her zaman ki gibi emmek için uyandım ama annemde ayrı bir heyecan sezinledim.Karnım doyup yatağıma yatmayı beklerken annem üstümü giydirdi dışarı çıkarmak için hazırladı .Sonra  babamı uyandırdı. O ara uyuyakalmışım ben ne kadar zaman geçti bilemiyorum tabi.Bir gözümü açtım asansördeyiz.Anneme öyle şaşkın ve tatlı bakmışım ki annem beni öpmeye koklamaya doyamadı. Gecenin dördünde dışarı çıkınca tabi biraz uykum açıldı ve Polatlı tabelasına kadar uyumadım ve annemde eyvah ya uyumazsa hiç telaşları başlamıştı ki uyuya kalmışım. Yarı uyuyarak yarı uyanarak bir yolculuk gerçekleştirdim.İlk kez kalabalık bir yerde konakladım. Sonradan öğrendim meğer adına otel deniyormuş :))) İlk kez denizle tanıştım ayaklarımı soktular yavaştan ama ben öyle bir agladım ki hemen geri çıkardılar.Soğuk sudan pek hoşlanmadım banyo yaptığım su kadar sıcak olsaydı emin olun hiç çıkmadan oynardım.Otelden sonra Arda abim ve Azra ablamlara gittik birde onlarda kaldık.Kuzenlerimi çok sevdim benimle oynamak istediler ah biraz daha büyüsem neler oynardık ama sabredin hızla büyüyorum az kaldı oyunlara karışmama :)) Annanemlerin yazlığınada gittim hemde kuzenlerimle beraber. İlk bayramımı annanemlerle geçirdim. Bana çok güzel cici elbisler almış hem annanem hemde biricik teyzem. Ayrıca bayram harçlığıda verdiler. Annemde benim için Ankara ya dönünce harçlıklarımla mama sandalyesi aldı.Yazlıktaki tatil boyunca annemle buluşmalarımız genelde karnım acıkınca gerçekleşti. Onun dışında sürekli kucaktan kucağa gittim gezdim dolaştım. Laf aramızda annem asıl tatili burda yapabildi çünkü beni seven , özleyen çok kişi olunca annemin kollarına fazla gidememdim ve annemde bolca dinlendi. Bu aralar el becerilerimin geliştiğinden bahsediyor annem herkese mememi kendim ağzıma sokup çıkarabiliyormuşum mesela çıngırağımıda tutabiliyorum tabi henüz uzanıp alamasamda annem elime verince tutup hemen ağzıma alıyorum. Sormayın bu aralar çok fazla salyam akıyor tutamıyorum salyalarımı tabi annem üstüm ıslanmasın diye önlükler takıyor.Dişlerim çıkıcakmış onun verdiği huzursuzluk var üstümde bu aralar.Öyle bir anda da çıkmıyor bu yaramaz dişler epey uzun sürüyormuş.

     Tatilimiz bitip Ankara ya dönerken birde Eskişehirde halamları ziyarte ettik. Ordada keyfim yerindeydi.Ama artık hem annem hemde ben evimizi özledik ve tatile son verdik.Sonunda evimize kavuştuk. Yatağımı özlemişim tabi birde oyuncaklarımı :))Ankara ya döndükden sonra yabancılama huyum başlamış. Annem dışında kimselere gitmek istemiyorum kimseleri görmek istemiyorum. Özellikle babannemle dedemin seslerini bile duyunca başlıyorum ağlamaya ama ne ağlama annemde babamda susturmayı başaramıyorlar.Bi keresinde dışarı parka çıkardılar susmadım arabada gezdirmeyi denediler yine susmadım en son babam yolun kenarına arabayı park etti beni kucağına alıp gezdirdide biraz sakinleşebildim. O kadar çok ağladım ki öksürmeye sonrası öğürmeye başladım. Annme çok korktu katıldığımı söyleyip doktora götürmek istedide Allah dan babamın kucağında sakinleştim. Ama korkmayın laf aramızda bir tek babannemlere bu kadar şiddetli tepki veriyorum. Diğer insanlara biraz yabancıladıktan sonra alışıp gülücük bile atıyorum :)) Ha birde doktor teyzeye gidince biraz korktum kulağıma bakınca hırslandım tabi. Bu yüzden tartıda net tartılamadım çünkü ağlayarak tepinmekle meşguldüm. Yaklaşık olarak 6.200 gr olarak işlendi takip kartıma.Boyum 63 cm ve baş çevremde 41,5 cm olmuş.Tabi bu değerler yaklaşık 10 gün öncesinin değerleri. Bu arada yarın aşı olmaya gidicez dedemde gelicek bizi o götürücek sonrada annaneme gidicez ve onlarda kalıcaz yaşasın :)))Unutmadan doktorumuz ek gıdaya geçebileceğimi söyledi ama annem biraz daha beklemekten yana ama arada elma armut ve üzüm sularının tatlarına baktırdı ve sanırım en çok armut suyundan hoşlandım.
     Şimdilik bizden bu kadar...Hepinizi kocaman öpüyorum...


Not: 1 hafta 1 gün geç yazılmış bir yazı. Ayrıca İpek hanım ağladığı için yazım hataları kontrol edilmemiştir :)))

1 Eylül 2012 Cumartesi

SONBAHARIN EN ÖZEL GÜNÜ

     1 Eylül ailemizin ilk göz ağrı Arda'nın doğum günü :) Ablamın ilk çocuğu, annane ve babannesinin ilk torunu ve benim ilk yeğenim :) Malesef iki senedir kuzumun doğum gününü uzaktan kutluyorum. Eniştemin tayini sebebiyle İzmir 'e taşındılar ve banada hasret çekmek kaldı :( Fazla hüzünlü bir posta dönüşmeden birde burdan kutlamak istedim...
     İyi ki doğdun canım... Herşey gönlünce olsun...Dert keder sana hiç uğramasın...Sevdiklerinle beraber güzel günlerin olsun hep...Seni çok seviyorum...

   

31 Ağustos 2012 Cuma

AZ GİTTİK UZ GİTTİK

      Az gittik uz gittik İpek'le dere tepe düz gittik :))  Bilindiği üzere kızımla ilk tatilimizdi ve bende heyecan durumları tavan durumdaydı. En korktuğum olay uzun süren araba yolculuğuydu. Ya durmazsa ya sürekli ağlarsa ne yaparım diye kara kara düşünüyordum. Ama Allah tan korktuğum başıma gelmedi ve kızım beni hiç üzmedi. Genelde tüm yol boyu uyuyarak arada uyanıp emerek geçirdi. Arada elbette ağladığı oldu ama kısa süreli. Otele giriş saati 14.00 dı ve biz bir saat erken varmışdık. Odanın hazırlanmasını beklerken İpek hanımdan bir feryat bir figan...Ee haklı tabi sekiz saatlik bir yolculuk sonunda şöyle ılık bir duş emmek ve uyumak isterdi kızım ama biraz bizi bekletince oda su koyuverdi ve başladı ağlamaya :)  Mağlum otelde bebek bakım odaları yok artık resepsiyonun iç kısmına geçip emzirdim sakinleşinceye kadar. Bu kısmı biraz sıkıcıydı mağlum sandelye üzerinde arada içeri giren çıkan beni ve kızımı rahatsız etti. Tabi İpeğin ağlaması işleri hızlandırdı ve odamızı 3 kişi hızlıca hazırladıda odamıza geçebildik. Park yatağımızı evden götürmedik mağlum eşyalarımız ve biz arabaya zor sığdık. Otelden temin edilebiliyordu ama ara katı olmadığından kızım çok aşağıda kaldı ve beşikden almak benim için zorlaştı.  Alt kısmına 2 yorgan koydurarak birazda olsa yatma kısmını yükselttik. Yerleşme faslından sonra oteli keşfetmeye çıktık. Otelin en küçük ferdi İpek olunca büyük ilgiyle karşılandı. Herkes tarafından sevilince kızımda bu durumu karşılıksız bırakmadı ve keyifli sesler, gülücükler,kıkırdamalarla çevreye yansıttı. Meğer kızımında tatile ihtiyacı varmış. Tatil boyunca hiç üzmedi bizi tabi bunu sağlamak için bizde pek tatil yapamadık. Aman güneş çarpmasın aman rahat uyusun düzeni bozulmasın aman ağlamasın diye tatilin çoğunu odada yada odanın balkonunda tatil yapanları izleyerek geçirdik eşimle beraber :))  Bari babamız çok yoğun bir çalışma dönemi geçirdi o faydalansın dedik kızımla ama oda bizi odada tek bırakmak istemeyince üçümüz oda tatili yaptık :)))Otelde ki tatil boyunca iki kere havuz bir kerede denize girebildim. Eşimde benden bir fazla... Aaa bu arada kızımda ilk kez denizle tanıştı ama hiç hoşlanmadı. Sadece ayaklarını sokalım dedik ama parmak ucu bile suya deyince başladı ağlamaya.Tabi hemen çıkardık minik ayaklarını sudan :))  Deniz otele 3 km uzaklıktaydı ama otelin en keyifli kısmıydı bizce. Dilaila beach diye adlandırılmış geniş hoş bir mekandı. Bir gecede Çeşme çarşı kısmını gezdik.Çeşme ye kadar gidilip damla sakızlı dondurma yenilmeden, damla sakızlı kahvede alınmadan dönülmezdi ve bizde öyle yaptık:)) Yediğimiz içtiğimiz bizde kalarak tatilin Çeşme durağını  burada bitiriyorum. Daha İzmir ve Ayvalık kısmı var ama benimde kızım uyurken dinlenmeye ihtiyacım var :))
         Şimdilik hoşçakalın...Herkese sevgiler ...

3 Ağustos 2012 Cuma

♥ 3. AY ♥

       Bugün itibariyle tam tamına 3 aylık olduk kızımla. Bu bir aylık süreçte bazen uykusuz bazen bol uykulu günler, geceler geçirdik. Uykuya dalamama problemi yaşıyor bu aralar. Uyku zamanı geldiğinde çoğunlukla uyuma şekli  birbirini  tutmadığı için şaşırıp kaldığım anlar çok oluyor. . Bazen kucakta sallanarak, bazen ayakda, bazende yanına uzanarak uyutuyorum....Bazı geceler eşimle kendimizi aşarak battaniye arasında sallayarak bile uyuttuğumuz oldu. En kısa zamanda bir uyuma şekli belirlemeliyiz. Yoksa kızım ağlamakdan perişan olucak. Öyle bir ağlıyor ki sesi kısılıyor bazen. Tabi bizde ne yapıcağımızı şaşırıyoruz.
        Bu ayki gelişimimize gelince kilomuz 5.500 gr, boyumuz 60 cm baş çevremiz ise 41 cm. Kilomuz biraz az aslnda. Normalde günlük 25 ile 35 gr arasında alması gerekiyormuş ama biz 23 gr almışız.Yinede takviye mamaya gerek yok dedi doktorumuz şimdilik. Sütüm yetiyor gibi ama göğüs yaralarım halen geçmedi. Doktorada gittim ve kullandığım lansinoh, saf zeytinyağı, bephanten işe yaramadı. Öyle ki bazen acısına dayanamıyorum ve mama vermek zorunda kalıyorum.. En son 2 gün önce Garmastan pomad aldım eczaneden inşallah bu sefer işe yarar.
       Akşam üstleri Ferrarisi ile gezmeye parka gidiyoruz. Gezmeyi seviyor hiç sesi çıkmıyor eve gelip yerine bırakınca basıyor yaygarayı. Bu arada oturma odasınıda kızıma tahsis ettik. Rahat etsin diye kanepeyi açık tutuyorum ve eşyalarını, örtüsünü hiç kaldırmıyorum. Bazen eşime oturucak yer bile kalmıyor. Odası var ama henüz odasını pek kullanmıyoruz. Odasında ki beşiğinde hiç uyumadı mesela.Yatak odamda ki park beşiğinde yatırıyorum. Gece duyamam bişey olur diye. Laf aramızda uzunca bir sürede yanımdan ayırıp odasında yatıramam sanırım kıyamam...Ayrıca sırt üstü yatarken yüz üstü dönmeye başladık. Tabi henüz geri dönmeyi beceremiyoruz ve basıyoruz yaygarayı.
       Bu arada sıcaklarla başımız fena halde dertte. Evimiz çok sıcakdı  37 dereceyi gösteriyordu geçen hafta. Her yeri isilik oldu. Boynumuzun altı su topladı hep.Her gün eşimle banyo yaptırdık.  Gün boyuda elini yüzünü yıkayıp biraz ferahlamısını sağladık. Allah tan bu hafta biraz serinledide bal kızım biraz rahatladı.
       Tatil içinde sayılı günlerimiz kaldı ve bizde geriye doğru saymaya başladık. Önce çeşmede 5 gece otelde sonra İzmir de ablamlarda en sonda annemlerde Ayvalık da geçiricez. Umarım bal kızım bu tatilden hoşlanır ve sorunsuz geçiririz. Dönüşte tatil postuyla karşınızda olucaz.Şimdilik hoşçakalın...