Elif İpek Büyüyor... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elif İpek Büyüyor... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2012 Pazartesi

♥♥7 AYLIĞIM♥♥



   
  Artık adet edindim sanırım bu geç yazmaları. Bir türlü fırsat bulup yada yaratıp vaktinde yazamıyorum. Neyse uzun lafın kısası bir an önce başlayayım yoksa bugunde yazamayabilirim çünkü her an uyanabilir bal kız :)
     En zor geçen aydı benim için diyebilirim uykusuz, yorgun geceler... Ben uyuttum yatağına yatırdım İpek hanım uyandı .Bu süreç geceleri kaç kere tekrarlandı sayamadım bile.Sebebini çıkamayan dişlere bağlıyorum ve sabırsızlıkla çıkmalarını bekliyorum.
     Bu ay kilomuz 7.900 gr. boyumuz 69 cm. Artık kilo alımlarımız azalıcakmış. Aylık 200-400 gr kilo alınması normalmiş.Ayrıca her hangi bir sağlık sorunumuz yoksa kontrollere iki ayda bir gitmemiz yeterliymiş.Ek gıdalara aynen devam artık haftada 1 kezde listemize balık eklendi.Ama bu ay çok yorulduğum için arada ek gıdalara mola verdim ve sadece emzirdim veya takviye mama verdim. Bu arada laf aramızda  sürekli taze ve ayrı yemek hazırlamak biraz yorucu geldi bana.Geçen kahvaltı sofrasındayız annanesinde biz dalmışış kendimiz yiyoruz ve İpek e vermiyoruz. Bu başladı ağlamaklı bir ses tonuyla 'mam mam' diye bize söylenmeye.Yani kızım ilk ne ' ANNE' dedi nede ' BABA' ilk ' MAMA' dedi :))) Keyfi yerindeyse şarkılara eşlik ediyor çığlıklar atıyor. Stres atmak için anne kız evde bağırıyoruz beraber.
     Artık iyice hareketlendik dönerek istediği yere gitmeye başladı hanfendi. Odada tek bırakmaya korkar oldum.Öyle ki bazen elinde babasının terliğini yerken bazende kanepenin altına girmiş çıkmaya çabalarken buluyorum kendilerini. Oyun oynamak, sürekli etrafı incelemek, ne bulursa önce agzına götürmek konusunda çok becerikli. Öyleki daha eline alır almaz nesneyi hemen dil dışarda hazır bekliyor tadına bakmak için. Tabi sürekli yanında olmamı onunla ilgilenmemi istiyor öyleki odadan çıktığım an hemen başlıyor ağlamaya. Ayrıca elindekini alırsam öyle ağlıyor kendini geriye atıyor  ve resmen tepiniyor.Bazen geri vermek bile zorunda kalıyorum. Kısacası istediğini yaptırmak için ağlamasını biliyor sanki. Ayrıca kime gitmek isterse ona gitmek izin uzanmasını öğrendi. Öyle şeker oluyor ki kollarını açıp uzanması resmen içimin yağları eriyor :))
      Her kız çocuğu gibi babasına aşık benim kızımda. Babamız eve gelince ona bir naz bir cilve kucağına alsın diye nasıl çırpınıyor gülücükler atıyor. Kucağına almadan odadan çıkarsa arkasından ağlıyor. Sabahtan akşama akşamdan sabaha kadar ben bakıyorum ama bana öyle sevgi gösterilerinde bulunmuyor. Laf aramızda fena bozuluyorum hani ;) Yabancılama huyumuz azalsada bitmedi henüz.Biri bize gelsin yada biz birilerine gidelim çok huysuzlaşıyor sürekli bi ağlama söylenme hali hiç durmuyor. Tabi bu durum çok yorucu oluyor benim için.
     Kısacası bu ay biraz yorucuydu. Ama herşeye rağmen keyifli. Bir gülüşü bir bakışı bütün yorgunluğumu alıyor beni mest ediyor. İpek hızla büyüyor ve ben bu hıza yetişememekten korkuyoyorum. Şimdiden geçen günleri özlüyor... Gelecek günleri merakla bekliyorum...
Şimdilik hoşçakalın...

9 Kasım 2012 Cuma

♥♥ 6 AYLIĞIM♥♥

     Artık bilmiş bir kız çocuğum var :) Kendileri artık neyi isteyip istemediğini bilirler... Ağlamaklı bir ses tonuyla benimle kavga bile ediyor benim bal kızım :) Artık naz yapmayı, kendini sevdirmeyi , cilvelenmeyi, oyunu öğreniyor. Öyle şeker bişey ki canı isterse kıkırdıyor canı isterse emiyor. Herşey İpek hanımın keyfine kalmış durumda.
     Bu ay kilomuz yaklaşık 7.500 gr. Yaklaşık diyorum çünkü tartıda ağlamak ve tepinmekle meşgul ki tam kilosunu öğrenemiyoruz yine. Boyu 66 cm ve baş çevremizde 43.6 cm. Her zaman ki gibi krize girmiş gibi ağlaığı için doktorumuzla tam olarak konuşamıyoruz. Soruların çoğunu unutmuş ve sorulan soruların cevabını yarım yamalak almış bir şekilde evimize geri dönüyoruz.Bu ay birde göz muayenesi için göz doktorunun yolunu tuttuk. Ben nasıl olucak İpek yine ağlarsa işimiz zor diye düşünürken hiçde korktuğum gibi olmadı. Tüm muayene  hep renkli oyuncaklarla ve uzakdan ölçümlerle geçtiği için sorun yaşamadık. Sadece ilaçlı muayene için iki kere göz damlası damlatıldı ve İpek de biraz ağladı ama Allah dan kısa sürdü. Ayrıca ağlamasıda normal sanırım çünkü gözü yakan bir damlaymış kendileri. Ufak bir sorunumuz çıktı ölçümlerde ve 4 ay sonra tekrar kontrole gitmemiz gerekiyor. İnşallah bir sonra ki kontrole sorun ortadan kalkmış olur. Birde kollarında ayaklarında boynunda kızarıklar oluştu kızımın. Bir müddet sonrada kabuk bağladı ve kıpkırmızı oldular. Tekrar doktor yollarına düştük ve dermatoloğa gittik. Egzama olduğunu söyledi ve kortizonlu krem verdi. Açıkcası kremi kullanmak pek içimden gelmesede geçmesi için kullandık fakat kremi bırakınca tekrarladı. Şimdi kortizonsuz bir tedevi için başka bir doktora daha gidicez. Ama kime sorsam herkes bizdede oldu artık tüm bebeklerde oluyor cevabını aldım. Hiç bir bebek hasta olmasın anneler üzülmesin :)
     Ek gıda olayı tam gaz devam ediyor. Artık kahvaltı yapmaya başladık. Az tuzsuz peynir, yumurta, pekmez, meyve ve bebe bisküvisi ile bir karışım hazırlıyorum. Aslında tek tek vermemi önerdi doktorumuz ama ben şimdilik karışım yapıyorum. Tatlarınıda öğrensin diyede tek tek de tattırıyorum.
     Gezmelere gelince ev gezmelerini pek sevmiyor. Kalabalıkdan hoşlanmıyor ve halen azda olsa yabancılama huyu devam ediyor. Arabasıyla park bahçe gezmelerini seviyor. Çoğu vaktimizi baş başa el ele geçiriyoruz. Bu ay itibariyle ücretsiz iznim başladı. Artık bende bir ev hanımıyım.
     Uyuması için yine ayağımda sallıyorum. Bu ay çok huzursuz uyuyor bal kızım. Sürekli uyanıyor ve ağlıyor. Tekrar başa döndük sanırım. Uykusuz geceler çok fena sersem gibiyim. Dişlerimiz henüz çıkmadı ama çok fena kaşınıyorlar ve kızımı çok rahatsız ediyorlar. Uyku sorunumuzda sanırım bundan ileri geliyor. Tek duamız bir an önce ağrısız sızısız Pıt Pıt dişlerinin çıkması...Altını almak artık iyice zorlaştı resmen kaçıyor kıpır kıpır...(Bu arada '6 aylığım' yazısını yine 1 hafta geç yazıyorum... Yoğurt yememek için mücadele ettiği püskürterek heryerimizi yoğurt yaptığı bir an...  )
     Şimdilik hoşçakalın...
    

21 Ekim 2012 Pazar

GEÇ KALDIM AMA UCUNDAN YAKALADIM...♥ 5 AYLIĞIM ♥

    
 Bu ayki kızımın gelişim yazısını her zaman ki gibi geç kalarak yazıyorum. Ya zaman çok hızlı ben yetişemiyorum yada ben çok yavaşım vaktinde yazamıyorum. Bu ayki kontrolümüz için daima gittiğimiz doktorumuza gitmedik. Evimize uzak olduğu için daha yakın bir hastaneye gitmeye karar verdim ayrıca farklı bir doktorunda kontrol etmesini istiyordum. Kilomuz 6780 gr boyumuz 63 cm ve baş çevremizde 42,6 cm olmuş. Bu ay sadece 500 gr almışız ve boyumuz hiç uzamamış.Yeni doktorumuz bu 5 aylık süreçte kilo alımımızı yeterli bulmadı ve idrar kültürü ve tahlili istedi önlem olsun diye. İlk defa idrar tahlili vericeğimiz için tecrübesiz anne olan bendeniz hemşireninde yardımıyla poşeti takarak  beklemeye başladık. Normalde uyumayan kızım bu süre zarfında uyumak için benimle resmen savaştı ve bense bu arada emsin, mama yesin ki biran önce tahlili verelim derdinde İpek hanımı uytmamak için savaştım. Sonuç olarak savaşı ben kazandım ve yarım saatin sonunda ilk seferde tahlili vermeyi başardık. Sonucumuz temiz çıktı Allah tanda başka bir stresten kurtulmuş olduk. Ek gıdaya geçmeye günde bir kerede mama vermeye karar verdik doktorumuzla. Günde bir öğün yoğurt bir öğünde meyve püresi şeklinde başladım.Şu ana kadar pek sorun yaşamadım. Keyfimiz yoksa ağzımızı açmıyoruz ve puflayarak yiyecekleri püskürtüyoruz. Şimdilik püskürtmesi çok hoşuma gidiyor. Çok sevimli oluyor ama etraf ve üstümüz battığı için ve alışmasından da korkmuyor değilim. Ayrıca biz yemek yerken kızımda mama sandalyesinde bize eşlik ediyor. Kısa süre sonra sıkılıp ağlamaya başlasada... Bu ayki aşımız ateş yaptı kızımda. Gece ateşimiz 38.3 e kadar çıktı. İyi ki annemlerde kalmışız kızımla. Annemin tecrübesiyle ateşimiz kısa sürede düştü ve tekrar uykuya daldı prensesim.Ayrıca ilk dafa bilinçli bir şekilde ellerini kullanmaya başladı. Ateşli geçirdiği gecenin sabahında annanesinin süslü taşlı avizelerine uzanarak onları tutmak istedi İpek kızım benim. 
     Bu ay işe gitmem gerekti ve ilk ayrılıklarımız başladı malesef :(( Allah tan kısa süreliğine işe gitmem gerekiyor. 1 Kasım tarihinden itibaren ücretsiz izne ayrılıyorum.Kızımın en güzel ve en özel anlarını kaçırmaya gönlüm razı gelmedi ve eşimle böyle bir kakar aldık.İşe gittiğim zamanlarda da annem geldi İpek 'e bakmak için. İyi ki annem varda gözüm arkada kalmadı. Kızımı evde bırakıp işe gitmek çok zor oldu. Kızım içinde aynı şekilde zordu sanırım. Sürekli el ele baş başa olduğumuz için yokluğumu fazlasıyla hissetti benim bal kızım. İşten döndüğümde ki sevincini görmeniz lazım nasıl mutlu, heyecanlı resmen gözlerinin içi parlıyordu. Ellerimi yıkayıp alana kadar bile sabretmedi hemen kucağıma gelmek için çırpındı. Bu arada hani derler ya kızlar babalarına daha düşkündürler diye sanırım gerçek. Kızım şimdiden babasına ayrı sevgi gösterilerinde bulunuyor. Gülücükler çığlıklar nazlar havada uçuşuyor :))) Uyku faslımıza gelince ayakta sallamaya devam.Ellerini tutmazsam eger memesiyle oynamaktan uykuya dalamıyor. Favori ninlimize gelince buyurun sizde dinleyin...
     Şimdilik hoşçakalın... Sevgiler

11 Eylül 2012 Salı

4 AYLIĞIM

     Bu ayki  gelişim hikayemi ben anlatmak istedim ve annemin bloguna el koydum :)) Öncelikle bu ayın 3 haftasını tatilde geçirdiğimiz için yeni yerler yeni yüzler keşfettim.  Tam tamına 8 saat süren ilk uzun yolculuğumu yaptım.Her zaman ki gibi emmek için uyandım ama annemde ayrı bir heyecan sezinledim.Karnım doyup yatağıma yatmayı beklerken annem üstümü giydirdi dışarı çıkarmak için hazırladı .Sonra  babamı uyandırdı. O ara uyuyakalmışım ben ne kadar zaman geçti bilemiyorum tabi.Bir gözümü açtım asansördeyiz.Anneme öyle şaşkın ve tatlı bakmışım ki annem beni öpmeye koklamaya doyamadı. Gecenin dördünde dışarı çıkınca tabi biraz uykum açıldı ve Polatlı tabelasına kadar uyumadım ve annemde eyvah ya uyumazsa hiç telaşları başlamıştı ki uyuya kalmışım. Yarı uyuyarak yarı uyanarak bir yolculuk gerçekleştirdim.İlk kez kalabalık bir yerde konakladım. Sonradan öğrendim meğer adına otel deniyormuş :))) İlk kez denizle tanıştım ayaklarımı soktular yavaştan ama ben öyle bir agladım ki hemen geri çıkardılar.Soğuk sudan pek hoşlanmadım banyo yaptığım su kadar sıcak olsaydı emin olun hiç çıkmadan oynardım.Otelden sonra Arda abim ve Azra ablamlara gittik birde onlarda kaldık.Kuzenlerimi çok sevdim benimle oynamak istediler ah biraz daha büyüsem neler oynardık ama sabredin hızla büyüyorum az kaldı oyunlara karışmama :)) Annanemlerin yazlığınada gittim hemde kuzenlerimle beraber. İlk bayramımı annanemlerle geçirdim. Bana çok güzel cici elbisler almış hem annanem hemde biricik teyzem. Ayrıca bayram harçlığıda verdiler. Annemde benim için Ankara ya dönünce harçlıklarımla mama sandalyesi aldı.Yazlıktaki tatil boyunca annemle buluşmalarımız genelde karnım acıkınca gerçekleşti. Onun dışında sürekli kucaktan kucağa gittim gezdim dolaştım. Laf aramızda annem asıl tatili burda yapabildi çünkü beni seven , özleyen çok kişi olunca annemin kollarına fazla gidememdim ve annemde bolca dinlendi. Bu aralar el becerilerimin geliştiğinden bahsediyor annem herkese mememi kendim ağzıma sokup çıkarabiliyormuşum mesela çıngırağımıda tutabiliyorum tabi henüz uzanıp alamasamda annem elime verince tutup hemen ağzıma alıyorum. Sormayın bu aralar çok fazla salyam akıyor tutamıyorum salyalarımı tabi annem üstüm ıslanmasın diye önlükler takıyor.Dişlerim çıkıcakmış onun verdiği huzursuzluk var üstümde bu aralar.Öyle bir anda da çıkmıyor bu yaramaz dişler epey uzun sürüyormuş.

     Tatilimiz bitip Ankara ya dönerken birde Eskişehirde halamları ziyarte ettik. Ordada keyfim yerindeydi.Ama artık hem annem hemde ben evimizi özledik ve tatile son verdik.Sonunda evimize kavuştuk. Yatağımı özlemişim tabi birde oyuncaklarımı :))Ankara ya döndükden sonra yabancılama huyum başlamış. Annem dışında kimselere gitmek istemiyorum kimseleri görmek istemiyorum. Özellikle babannemle dedemin seslerini bile duyunca başlıyorum ağlamaya ama ne ağlama annemde babamda susturmayı başaramıyorlar.Bi keresinde dışarı parka çıkardılar susmadım arabada gezdirmeyi denediler yine susmadım en son babam yolun kenarına arabayı park etti beni kucağına alıp gezdirdide biraz sakinleşebildim. O kadar çok ağladım ki öksürmeye sonrası öğürmeye başladım. Annme çok korktu katıldığımı söyleyip doktora götürmek istedide Allah dan babamın kucağında sakinleştim. Ama korkmayın laf aramızda bir tek babannemlere bu kadar şiddetli tepki veriyorum. Diğer insanlara biraz yabancıladıktan sonra alışıp gülücük bile atıyorum :)) Ha birde doktor teyzeye gidince biraz korktum kulağıma bakınca hırslandım tabi. Bu yüzden tartıda net tartılamadım çünkü ağlayarak tepinmekle meşguldüm. Yaklaşık olarak 6.200 gr olarak işlendi takip kartıma.Boyum 63 cm ve baş çevremde 41,5 cm olmuş.Tabi bu değerler yaklaşık 10 gün öncesinin değerleri. Bu arada yarın aşı olmaya gidicez dedemde gelicek bizi o götürücek sonrada annaneme gidicez ve onlarda kalıcaz yaşasın :)))Unutmadan doktorumuz ek gıdaya geçebileceğimi söyledi ama annem biraz daha beklemekten yana ama arada elma armut ve üzüm sularının tatlarına baktırdı ve sanırım en çok armut suyundan hoşlandım.
     Şimdilik bizden bu kadar...Hepinizi kocaman öpüyorum...


Not: 1 hafta 1 gün geç yazılmış bir yazı. Ayrıca İpek hanım ağladığı için yazım hataları kontrol edilmemiştir :)))

3 Ağustos 2012 Cuma

♥ 3. AY ♥

       Bugün itibariyle tam tamına 3 aylık olduk kızımla. Bu bir aylık süreçte bazen uykusuz bazen bol uykulu günler, geceler geçirdik. Uykuya dalamama problemi yaşıyor bu aralar. Uyku zamanı geldiğinde çoğunlukla uyuma şekli  birbirini  tutmadığı için şaşırıp kaldığım anlar çok oluyor. . Bazen kucakta sallanarak, bazen ayakda, bazende yanına uzanarak uyutuyorum....Bazı geceler eşimle kendimizi aşarak battaniye arasında sallayarak bile uyuttuğumuz oldu. En kısa zamanda bir uyuma şekli belirlemeliyiz. Yoksa kızım ağlamakdan perişan olucak. Öyle bir ağlıyor ki sesi kısılıyor bazen. Tabi bizde ne yapıcağımızı şaşırıyoruz.
        Bu ayki gelişimimize gelince kilomuz 5.500 gr, boyumuz 60 cm baş çevremiz ise 41 cm. Kilomuz biraz az aslnda. Normalde günlük 25 ile 35 gr arasında alması gerekiyormuş ama biz 23 gr almışız.Yinede takviye mamaya gerek yok dedi doktorumuz şimdilik. Sütüm yetiyor gibi ama göğüs yaralarım halen geçmedi. Doktorada gittim ve kullandığım lansinoh, saf zeytinyağı, bephanten işe yaramadı. Öyle ki bazen acısına dayanamıyorum ve mama vermek zorunda kalıyorum.. En son 2 gün önce Garmastan pomad aldım eczaneden inşallah bu sefer işe yarar.
       Akşam üstleri Ferrarisi ile gezmeye parka gidiyoruz. Gezmeyi seviyor hiç sesi çıkmıyor eve gelip yerine bırakınca basıyor yaygarayı. Bu arada oturma odasınıda kızıma tahsis ettik. Rahat etsin diye kanepeyi açık tutuyorum ve eşyalarını, örtüsünü hiç kaldırmıyorum. Bazen eşime oturucak yer bile kalmıyor. Odası var ama henüz odasını pek kullanmıyoruz. Odasında ki beşiğinde hiç uyumadı mesela.Yatak odamda ki park beşiğinde yatırıyorum. Gece duyamam bişey olur diye. Laf aramızda uzunca bir sürede yanımdan ayırıp odasında yatıramam sanırım kıyamam...Ayrıca sırt üstü yatarken yüz üstü dönmeye başladık. Tabi henüz geri dönmeyi beceremiyoruz ve basıyoruz yaygarayı.
       Bu arada sıcaklarla başımız fena halde dertte. Evimiz çok sıcakdı  37 dereceyi gösteriyordu geçen hafta. Her yeri isilik oldu. Boynumuzun altı su topladı hep.Her gün eşimle banyo yaptırdık.  Gün boyuda elini yüzünü yıkayıp biraz ferahlamısını sağladık. Allah tan bu hafta biraz serinledide bal kızım biraz rahatladı.
       Tatil içinde sayılı günlerimiz kaldı ve bizde geriye doğru saymaya başladık. Önce çeşmede 5 gece otelde sonra İzmir de ablamlarda en sonda annemlerde Ayvalık da geçiricez. Umarım bal kızım bu tatilden hoşlanır ve sorunsuz geçiririz. Dönüşte tatil postuyla karşınızda olucaz.Şimdilik hoşçakalın...



30 Haziran 2012 Cumartesi

BİZDEN HABERLER

          Tecrübesiz bir anne olarak çok yoğunum bu aralar. Anne olmayı öğreniyorum...Kızım bana anne olmayı ihtiyaçlarını sonsuz sevgi ve sabırla karşılamayı öğretiyor... Bu sebepten blogu boşladım bu aralar. Kızım pek fırsat vermiyor. İpek le günler nasıl hızlı anlatamam. Kendime, evime, mutfağıma yetişemiyorum. Çoğu zaman akşam yemeği yumurtaya talim. Babamız işten gelince birde mutfak işine girişiyor.
      Gündüz uykumuz pek yok  en fazla yarım saat uyuyor oda kucakda yatağına bırakınca ya hemen uyanıyor yada basıyor yaygarayı. Öyle sesli ağlıyor ki bazen Gizem teyzemiz kendi evinden sesimizi duyup arıyor' hayırdır 'diye...Geceleri rahat uyusun diye her gün eşimle yıkıyoruz. Banyo yapmakdan hoşlanıyor şimdilik. Annanemiz Ankaradayken hep o yıkıyordu. Yazlık evine geçince iş başa düştü ve ilk defa 40 günlükken yıkamak zorunda kaldım. Dualar okuyarak,korkarak yıkadım kızımı. Çok heyecanlıydı benim için tutamazsam zarar verirsem diye çok korktum.Hoş artık herşeyin kolayı varmış. Filede yıkamak umduğumdan kolay oldu.
        Beslenme saatlerimize gelince gündüzleri sürekli emmek istiyor.Kucağıma alır almaz emziği atıp aranıyor hemen vermezsemde bir feryat figan nasıl ağlıyor anlatamam. Hiç sabrımız yok :) Geceleride  2 saatte bir  kalkıyoruz emmek için .Süt problemini çözdüm gibi artık takviye mama vermiyorum. Heyecanla 6 Temmuz doktor kontrolümüzü bekliyorum bakalım kilo alımı nasıl olmuş bu ay sütüm yeterli kiloyu aldırmış mı kızıma???

Dışarı gezmelere gelince pek çıkmadık şimdiye kadar. Evde daha rahattık.Daha doğrusu ben rahattım:) Emzirmek ,altını almak, uyutmak dışarıda biraz beni panikletiyordu.Ama artık alıştım. Kim tutar artık bizi evde :)Hem kızım çevreyi tanımakdan hoşlanıyor. Ağaçları evleri öyle hayran inceliyor ki... Bayılıyorum şaşkın şaşkın etrafa bakmasına, ağzını açıp kafasını sağa sola çevirmesine :))



MAŞALLAH KIZIMA :))
Bu fotograf karesi bebek mevlütü öncesi kızımla verdiğimiz pozlardan sadece biri :))))